Dislekside Erken Teşhisin Önemi

Dislekside Erken Teşhisin Önemi

Dislekside Erken Teşhisin Önemi

  • 12 July 2019
  • Özel Eğitim Koçum

Diskleksi, özel öğrenme güçlüğü olarak adlandırılır. Nörolojik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Beynin çalışma sisteminde farklılıklar oluşur. Disleksi olan birey normal ya da normalin üstünde zihin kapasitesi vardır ancak bazı öğrenme durumlarında zorluklarla karşı karşıya kaldıkları için bu hastalık kişiye tanı olarak koyulur.

Çevrede duyu organı sayesinde bilgilerin algılanması, işlenmesi, anlamlandırılması, sıraya koyulması, organize edilmesi, eski ile yeni bilgiler arasında bağlantı kurulması, depolanması ve lazım olduğunda depolanan yerden çıkarılarak tekrar kullanılması, öğrenme aşamalarının planlı şekilde çalışması sayesinde öğrenme işlemi gerçekleşir. Öğrenme aşamaları bir veya birkaçında sorun yaşanırsa, öğrenme güçlüğü ortaya çıkar.

Öğrenme Güçlüklerin Spesfik Durumları

Okuma Güçlüğü Disleksi

Ana temeli dil gelişim problemleri olan ve okul yıllarında çocuk sembol ilişkisini kurur ancak sözcükleri okumakta zorluk yaşama durumudur.

Yazma Güçlüğü Disgrafi

Görsel algı, el veya gözde koordinasyon güçlükleri bulunur. Harfleri yazmakta ve şekilleri oluşturmakta zorluk yaşar.

Matematik Güçlüğü Dysalculia

Temel veya karmaşık matematik işlem ve şekillerini öğrenmesine rağmen işlemleri yapma aşamasında zorluklarla karşılaşmasıdır. Matematik sembol ve işaretlerini karıştırarak işlemi yanlış cevaplandırabilir.

Görsel İşitsel Algı Güçlükleri

İşitme ve görme organlarına sahip olup dinleme, dil sistemini anlama, takip ve analiz alanlarında sorun yaşar. Görsel olarak incelendiğinde; yorumlama, detayları inceleme, yön belirleme gibi zorluklardır.

Sözel Olmayan Öğrenme Güçlükleri

Beynin sağ hemsifer fonksiyonlarıyla ilgili sorunlar yaşar. Bu duruma bağlı olarak bireyde görsel, mekansal, organizasyon, sosyal iletişim ve etkileşimde güçlüklere maruz kalır.

Görülme Sıklığı

Uzmanların yaptığı araştırmaya göre öğrenme güçlüğünün görülme oranı %6’dır. Avrupa ülkelerinde bu oran %15’dir. Türkiye’de tanının koyulmasıyla birlikte değerlendirilmediği anlaşılıyor. %15 rakamı sınıf mevcuduna oranla 40 olduğunu varsayarsak, her sınıfta 6 çocuğun öğrenme güçlüğü yaşadığını söyleyebiliriz. Eğitim veren öğretmenlerin alanlarında uzman ve bilgili olmaları gerekmektedir.

Okul Öncesi Dönemde Öğrenme Güçlükleri Konusunda Erken Davranmak

Öğrenme güçlüğü ilk başlarda bir belirti vermiyorsa, çocuğun okul hayatı takip edilmelidir. Okul öncesinde belli olacağı için anne ve babaların çocuklarıyla yakından ilgilenmeli ki, öğrenme güçlüğünün farkına varabilmelidir. Erken teşhis ile birlikte eğitim alınarak bu yetersizlikler en aza indirilebilir. Aşağıdaki belirtilerden bir veya bir kaçını çocuğunuzda öğrenme güçlüğü teşhisi koyulabilir. Bir uzman doktor ve eğitimciden de destek almayı unutmayın.

Çocukluk döneminin ilk yaşlarında yürümede gecikme, emeklemeden yürümek, farklı emekleme, geri emekleme

Kalın ve ince kaslarını orantılı bir şekilde kullanılmamasına bağlı olarak eşyaları düşürme, çarpma ve dikkatsizlik

El veya göz becerilerini kullanmada gecikme (makas kullanma, düğme ilikleme)

Hangi elini kullanacağına karar verememek

Konuşmada gecikme yaşanması

Artikülasyon sorunları

Yaş gruplarına kıyasla sözcük kapasitesinde yetersizlik

Renk, şekil, sayı, benzerlik, farklılık gibi kavramların öğrenilmesinde zorluklar

Arkadaşlık edinememe

Dikkate bağlı dağınıklık ve yerinde duramama

Okul Döneminde Karşılaşılan Güçlükler

Ses veya sembol ilişkilerini kurmakta zorluk

Yavaş okumaya bağlı olarak okuduğunu anlamaması

Sözcükleri tersten okuma örneğin git yerine tig

Hece, sözcük, cümle ve paragraf kavramlarındaki bağlantıyı anlamama

İmla kurallarını öğrenmesine rağmen yanlış kullanma ve güçlük çekme

Yazdıkları yazıların karışık ve okunmaması

Hafıza güçlükleri

Konsantrasyon güçlüğü, düşünüp kalma

Ödev yapımı ve planlı ders çalışamamak

Erken Teşhis Ve Tedavi Süreci

Yukarıdaki belirtilerden bir veya bir kaçını çocuğunuzda görüyorsanız, bir eğitimci veya doktorla iletişim kurun. Erken teşhis her hastalık için önemlidir. Erken teşhis sayesinde yetersizlikleri eğitim ve tedavi sayesinde en aza indirebilirsiniz.

Tedavi süreci anne ve babaya anlatılır. Ayrı veya grup şeklinde görüşülür. Eğitim uygulamaları birebir yapıldığı gibi anne ve babanın katılımıyla da gerçekleşir. Hangi yetersizliklerin olup olmadığı aileye bildirilmelidir. Çocuğun hangi alanlarda eksikliği varsa onu öğretmen için özen gösterilirken, var olanı unutmamak için de tekrar yapılabilir.